Amerika’dan Mektup var : Bir yilin ardindan

 

stup1

Evet, bugun 3 Kasim 2007. Amerika’ya adim atisimin bir yili bugun doluyor ama bana sorsaniz sanki dun geldim. Uzun suredir yazmayi dusundugum bir yazi bu. Bu bir sene icinde Amerika’da ne aradim ne buldum, ne arayacagim ve ne bulacagim ? Amerika’da olmanin iyi ve kotu yonlerini objektif bir sekilde aktaracagim.

3 Kasim 2006’da pek cok gocmen gibi bende JFK’den Amerika’ya giris yaptim. Benimkisi bir kacis bir beyin gocu hareketiydi, adaptasyonum bu yuzden kolay gecti. 27 yasinda buraya geldigim icinde iki kultur arasindaki farki iyice algilayip kendi degerlerimi yitirmeden Amerika’da nasil iyi yasayabilirimin pesinden kosmaya devam ediyorum.

Buraya gelmeden once Amerika’daki dostlarim buralarda birseyler yapmanin zor oldugunu, Turkiye’deki kariyerimi tehlikeye atmamam gerektigini soyleselerde biraz inat biraz keske dememek icin geldim. Ilk 15 gun Manhattan’daki YMCA Residence konaklama icin bir cuval para doktukten sonar New Jersey’de bir Turk roommate(!) ile 2.5 ay kaldim. Ilk hafta burnuma farkli gelen her kokuyu domut eti olarak dusundugumden, psikolijik olarak bogurme refleksi yapiyordum. Dogru duzgun birsey yiyemedim hicbirseye guvenemiyordum. Ilk hafta hot dog ekmegi ile krem peynir yiyerek yasadim. Sonradan donercileri filan kesfettikce bunlarin Amerika’daki buyuk nimetler oldugunu anladim. Geldigim siralarda ingilizce konusmaktan cekiniyordum. YMCA Residence front desktekilerle iletisimim oldukca komikti. New Jersey Lyndhurst’e tasininca bana cok yabanci gelen roommatelik kavrami ile tanistim. Genelde Amerika’da Turkler birbirini seviyor(!). Bunu Amerikalilarla calismaya basladikca yabanci arkadaslarinizin sayisi arttikca cok daha iyi anliyorsunuz. Roommatelerimde beni sevdiler(!). Bir kere roommate hayati yasamaya basladiginizda aslinda kendinize ait bir eviniz olmuyor gercek anlamda. Ama buraya her gelen insan bu yollardan geciyor.

Sinirli bir para ile gelince 3 ay icinde kara kara dusunmeye basliyorsunuz. Bir yandan yabanci kulturu ogrenip insanlarla kaynasmaya calisirken bir yandan sizin icin yeni olan herseyi ogrenmeye calisiyorsunuz. Beyninize surekli bir bilgi bombardumani oluyor. Konusulan dil, arkadaslar, sokaklar, yiyecekler, kurallar, insanlar, kelimeler her sey yeni ve farkli.

Amerika’daki ilk is deneyimim Zeytuna’nin deli (sarkuteri) bolumuydu. Iki gunluk training sonunda dayanamayip cikmistim. Deli isi gercekten cok “deli” bir is. Bir suru cesit peynir, ham, salam, sandwich ve degisik degisik servis sekilleri. Bu isin bana gore olmadigini hemen anlayip baska isler bakmaya basladim. Sabahlari okula gidiyor oglenleride is bakiyordum Manhattan’da. 2006 Thanks giving dayinden sonraki black Friday gununde, Laptop almak icin bir grup arkadasimla yagmur altinda sirada bekleyip sabahlarken sirada bir Turk arkadasla tanisip Amerika’daki ilk gercek isime kavusmus oldum. Libia Mission’da guvenlik elemani olarak ise girmistim. Ermeni bir patronumuz vardi saat ucreti ile ona calisiyorduk odemeler gecikmeli geliyordu.

Zaman Amerika’da oldukca hizli geciyordu. Gelirken okulun tum ucretini odemistim. Subat ayi basiydi okul bitmisti. Iki ay transfer hakkimi kullanip okula gitmeyip sadece calisiyordum. Sebebini bilmedigim bir sekilde vardiyam azalmisti. Daha cok calisabilecekken daha az calisiyor daha az para yapabiliyordum. Ikinci bir is bakiyordum ki bir gun telefonum caldi ve 2-3 hafta once basvurdugum Lyndhurst Car Service benimle gorusmek istiyordu. Limousine soforlugu Amerika’da benim gibi araba kullanmayi seven hizmet sektorunde calismis ve Turkiye’de iyi bir kariyeri birakip gelenler icin iyi ve karli bir isti. Bu isi ogrenmeye basladim. Dell Axim PDA ve GPS paketini aldim. Amerika’da yaptigim en iyi yatirim buydu cunku bu iki kucuk elektronik alet sayesinde Limousine soforu olarak yollari bulabiliyor ve para yapabiliyordum.

Cesitli sorunlardan dolayi birkac Limousine sirketi degistirmek zorunda kaldim. Bir yandan da ticket dosyam kabariyordu. 5-6 ay da 2 parking 2 de puanli ticket almistim. Butun bunlar olurken yine Lyndhurst’te baska bir eve cikmak zorunda kalmistim. Bu roommate imde Turktu. Evet Amerikadayim ama burda Turkiyedekinden daha cok Turk var diye dusunmeye basladim. Roommateimin eski oldsmobile ini 250 dolara satin aldim. 3-4 ay sonra araba beni birak dedi, hurdaya 125 dolara verdim. Bir Amerikan Limousine sirketinde calisiyordum hem ingilizcem gelisiyordu hemde fazla yorulmuyordum. Gercekten Amerika’da calisitigim isyerleri icinde en insan gibi davranan, hakettigim saygiyi gosteren bu Amerikan Limousine sirketi oldu. Ama bircok sansizlik pesimi birakmadi. Minik bir kaza ve diger benim elimde olmayan baska talihsizlikler yuzunden kovuldum. Tabi vize durumuda bunda etkili oldu.

Butun herseyin kotu gittigi, ekonomik sorunlarin basladigi kotu gunlerde, Dallas’taki bir universite arkadasimdan aldigim bir teklif yuzumu o siralarda gulduren tek sey oldu. Cok fazla dusunmeden evet dedim ve ucak biletini alip Agustos’2007 de Dallas, Texas a geldim. Dallas, New Jersey ya da New York gibi bir yer degil. Cok genis yollar yapmislar ama sokaklarda insan yok. Turk toplulugu yok gibi birsey. Arkadaslarimin tamami New Jersey-New York bolgesinde. Burada yalnizlikla tanismis oldum. Ilk baslarda beni buraya davet eden arkadasla hem iste hem de evde beraber olmak tahmin edeceginiz gibi cok can SIKICI bir durum olsada sonrasindaki gelismeler hayal kirikliklari insani daha cok uzuyor. Gelince hemen burdada araba almak gerekti. Sahip oldugum ikinci arabadanda yuzum gulmedi 1600 dolarlik bir KIA Sephia ama motor blogundaki kirigi alirken gormemize imkan yoktu. Neyseki bu arabayi satmayi basardim bircok sorunla basederken. Biz is hayatinin bir no’lu kuralini farkinda olmadan ihlal etmistik arkadasimla. Arkadasinla ve akrabanla is yapma kuralini. Belkide tam detayli konusamadik evet demeden once bilemiyorum ama gerek ekonomik acidan gerekse is acisindan Dallas’ta gecirdigim gunler, Amerikadaki en kotu gunlerimdi. Allah daha kotu gunler gostermesin.

Su siralar tekrar donus hazirligi icindeyim. Bu sefer araba ile kesin olarak New Jersey’e donus yapacagim. Aralik 20 yola cikis tarihim. Yaklasik 1500 millik (2000km) lik uzun bir yolculuk beni bekliyor. Eminim orda hersey cok daha iyi olacak. Amerika denen ulke her zaman karsiniza bir yem cikariyor. Ama siz ilerledikce onu almak icin yemde ilerliyor. Birseyler icin kalmaliyim diyorsunuz. Tam birseyleri elde ediyorsunuz bu seferde bunun icin kalayim diyorsunuz.

Amerika ruyalar ulkesi olarak biliniyor. Eger sansliysaniz bir kapi kapaninca digeri aciliyor. Bana simdiye kadar boyle oldu. Her ne kadar sanssizliklar yasasamda benden once buraya gelen arkadaslarimin yasadiklari SIKINTI larin herhalde %5 ini bile yasamadim ben.

Amerika kimi alanlarda TR den cok ilerde olsada bazi konularda Turkiye bence Avrupayi ornek aldigi icin daha ilerde. Mesela, Amerika’da bankalarda guler yuz iyi servis olsada, internet bankaciligi ve diger bankacilik islemleri portfoy yonetimi konular Turkiye’de daha ilerde. Bir Garanti Bankasinin internet sitesi ile Bank of Amerika yi yanyana bile koyamazsiniz.

GSM operatorleride Turkiye’de daha guclu. Gerci bu goreceli bir kavram yuz olcumleri ayni degil sonucta. O yuzden kiyaslamak cok dogru degil ama Turkiye’de daha luks telefonlar milletin elindeyken Amerikalilar son derece mazbut telefonlar kullaniyorlar.

Gas istasyonlari, Turkiye’de Shell BP gibi gas istasyonlarinin temizlik ve gorunumlerini Amerika’daki gas istasyonlarini karsilastirdiginizda, Amerika’dakiler daha cok baraka gibi geliyor. Birde oyle ucretsiz hava basarim su alirim filan diye birsey yok burda. Gas alana arac yikama bedava diye birseyde yok.

Sehir merkezlerindeki ana caddelerde genelde ufak ve gosteristen uzak dukkanlar var. Kucuk bir kasaba izlenimi var genel olarak. Tabi Manhattan’i kastetmiyorum.

Butun bunlarin yaninda Amerika’yi Amerika yapan pekcok seyde var tabiki, 7/24 acik buyuk supermarketler ve iclerindeki kasiyersiz kasalar (kendi aldiklarinizi kendiniz okutup kendiniz makinaya odeme yapiyorsunuz), Sokaklardaki trafik isaretleri ve duzgun genis yollar, kurallar (herkesin uymak zorunda oldugu), Alinan malin iadesinde sorun cikartilmamasi, ucuz benzin, ucuz arabalar, ucuz ev gerecleri takim taklavat, her evde (odada) klima olusu, her evde sicak suyun standart olusu, bozuk ya da kagit para ile calisan pek cok makinanin olusu.

Aslinda, tum avantajlar ve dezavantajlar uzerinede ayri bir makale yazilabilir ama kisaca bahsetmek gerekirse, benzinin litre fiyatini Turkiye’dekinin dortte biri olarak dusunebilirsiniz.. Diesel burda daha pahali oda ilginc bir durum. Araba almak Turkiye’de hala bir luksken burda araba denen seyin ayakkabidan farki yok. Arabalarin degeride pek yok. Trafikte tamponunu iple baglamis birisini ya da sinyal ampulu disarda sallanan bir araba gorebilirsiniz. Yollardaki isaretler ise tam abartilmis durumda. Olasi bir kaza durumunda burda isaret yoktu ben goremedim filan diyememeniz icin ya da statei mahkemeye verememeniz icin onlar tum tedbirleri almislar. Bir yol calismasi varsa bir polis ekibi isiklarini yakip bekliyor ve en idiot un bile anlayacagi turden bircok isaretlerle yol calismasinin oldugu belirtiliyor. Otobanlarinda soldan cikislar ve soldan girislerde var. Ayrica soldada emniyet seridi var. Enteresandir araba sayisi cok daha fazla olmasina ragmen korna sesi trafikte neredeyse yok. Insanlar cok daha sabirli. Sirf STOP isareti ile control edilen buyuk kavsaklar var. Ilk duran ilk gidiyor. STOP isaretinde durulmasi gerektigini ben burda ogrendim. Turkiyedeyken bu isaretin dikkat et anlami tasidigini sanirdim. Halbuki ordada DUR yaziyor . Genel olarak, Amerika’da Devlet halki icin var, Turkiye’de ise halk devleti icin var desek yanlis soylemis olmayiz.

Kuresel isinmaya en katkida bulunan ulke burasi olsa gerek. Her evde klima, yaz gunu bir alisveris merkezinde usutup hasta olabilirsiniz o kadar soguk oluyor kapali mekanlari tahmin edin iste. Klima luks birsey degil burda.

Aslinda daha uzun yazmak isterdim ama uzun bir aranin ardindan kaleme aldigim ilk yazi. Bir yildir makale yazmiyordum. Evet hep Amerika’ya gelmek istemistim simdi burdayim. Sevdiklerimden ve sevenlerimden 8000 kmcik uzakta. Ama sunu iyi biliyorum burdaki duzensiz hayatima ragmen sagligim yerindeyse bunun tek bir aciklamasi var oda beni seven yakinlarimin dualaridir. Ayni hayati Turkiye’de yasasam herhalde yataktan cikamazdim. Allah burda insana direnc veriyor zorluklara gogus germesi icin. Kesinlikle. Su an istedigim hayati yakalayamadim ama cok yakinimda oldugunu biliyorum. Hayatim boyunca hayallerimin pesinden gittim. Onlari gerceklestirmek icin var gucumle kostum. 28 yili boyle geride biraktim ve simdi iyiki gelmisim Amerika’ya diyebiliyorum. Cunku gelecege umutla bakabiliyorum.

Kaan DOGAN

About superlative

Do you wanna know who am I ? You will find out everything about me. Welcome to my little world...
Bu yazı Turkish Entries içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Amerika’dan Mektup var : Bir yilin ardindan

  1. Burcu dedi ki:

    Kaan benden bahsetmemissin cok darildim ama!

  2. filiz dedi ki:

    Kaan cım sevgili kardeşim,
    uzun bir aradan sonra yine sen beni buldun.Bu süprizin  için teş.ederim. Sana yazmak istediğim çok şey var, ama öncelikle o güzel gönlüne göre bir hayatı hakettiğini söylemek isterim. Buradaki yapaylıkları ve insana değer verilmeyen ortamları özlemediğini düşünüyorum. hayallerinin peşinden koştuğun ve bu cesareti gösterdiğin için de tebrikler. Hayatta kolay olan bişey yok. Ama istemek ve sadece istemek herşeyi daha kabullenir hale getiriyor insanı. Başaracağına eminim. Sevgi ile kal….

  3. 静静 dedi ki:

    how long!!!!!呵呵

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.